10 Haziran 2007 Pazar

pazar-lama



İletişim ve bilişim sistemlerinde yaşanan gelişmeler ve değişimler her alanda etki yarattığı gibi ticaret ve pazarlama alanında da kendini göstermekte. Özelikle 1990lar sonrasında internetin hayatımıza girmesi ve iletişimin enteraktif boyut kazanmaya başlaması ticaret de ve pazarlamada geçmişte yaşanan değişimlere oranla hızlı bir değişim süreci meydan getirdi. Bu gün ise ticaret ve pazarlama kavramlarının başına elektronik kavramı eklendiği görülmekte. Bu günün ve dünün pazarlama anlayışı arasında temelde bazı ortak noktalar olsa da gözle görülür farklılıklar olduğu vardır.
İnternetin hayatımıza girmesi ve 90’lı yılların ortasın da evlere girebilir hale gelmesi ile birlikte ticaret kabuk değiştirmeye başladı. Daha öncesinde tüketiciye uzak duran ve bir çok farklı elden geçtikten sonra tüketici ile buluşan ürün ve hizmet internet ile birlikte daha hızlı ve bariyersiz hale geldi. Aslında elektronik ortamda gelişen bu ticaretin sinyalleri önceki yıllarda verilmeye başlanmıştı. Daha öncesinde şirket içi ve şirketler arası kullanılamaya başlanan bu sistem intranet ve extranet olarak adlandırılıyordu. 90lar sonrasında gelişen internet kavramı erişimin kolaylaşması ile üçüncü kişiler ve kanallar devreden kalkabilir hale geldi. İnternet kullanımının yaygınlaşması ile ciddi bir alan haline gelen internet; tüketici acısından istenilen anda alış-veriş imkânı ve istediği ürüne hızlı bir şekilde ulaşma imkânını sağladı. Geleneksel sisteme bakıldığında tüketiciye hem uzak hem yakın bir sistem gözükmekte. Yakın gözüküyor çünkü tüketici ürüne dokunabilmekte, aracı olan satıcı ile birebir ilişkiye girebilmekte ve kararını görerek verebilmekte idi. Fakat geleneksel ticarete bakıldığında tüketicinin daha sınırlı seçeneklere sahip olduğu ve üretime daha az katkı sağladığı görülmekte. Çünkü geleneksel sistemde iletişim ve etkileşim minimum düzeyde, bireyler isteklerini dile getirebilecekleri ve kısa vadede bu isteklere sahip olabilecekleri bir surum söz konusu değil. Tüketici görüşlerini dile getirebilme imkânına sahip oldu e-ticaret sayesinde. Bununla birlikte üreticinin de tüketiciye ulaşma imkânı arttı. Söylediklerinin havada kalma ihtimali biraz daha azaldı. Sonuçta enteraktif düzene ayak uydurabilmiş üreticiler, şirketler, markalar müşterileri ile tüketicileri ile birebir konuşabilir hale geldi. Bu sayede tüketicide kendi isteklerini dile getirebilirken, üreticiler ve markalar tüketicinin nabzını daha iyi tutar hale geldi.
Geleneksel sistemde hem B2B hem de B2C daha uzun süren ve maliyetli bir takım şamaları beraberinde getiriyordu. Tedarikçilerden tüketiciye kadar büyük bir hiyerarşik düzen içinde hareket eden bir sistem söz konusu idi. Fakat internet ile daha hızlı iletişim meydana gelirken bu hiyerarşik sistemde kendi içinde çözülmeler yaşadı. Tüketiciye kadar olan süreçte maliyet düştü, stok tutma ve depolama da küçülmeler yaşanırken, internet en önemli raf halini aldı böylece insan gücünden de tasarrufa gidildi. Önceden büyük çaplı şirketler ve markalar ulusal ve küresel olarak ticaret yapabilirken bu gün elektronik pazarlama sayesinde orta çaplı ve küçük şirketlerde istedikleri noktaya ulaşabilir hale geldi. Bunun için şirketlerin tek ihtiyaç duyacakları mecra düzenli olarak güncellenen web adres ve iletişim için mail adresi. Bu sayede şirketler kendi verilerini oluşturabildi ve müşterileri ile birebir iletişime geçebildi. Böylece bol sıfırlı bedeller sayesinde yapılan iletişim çalışmalarından daha ucuz ve en az geleneksel mecralar kadar etki yaratabilecek bir pazarlama biçimi ortaya çıktı. Yapılan araştırmalara göre dünya nüfusunun 1/6 sının internet kullanabilir olması ile e-pazarlama da önemini artırırdı. Böylece markalar açısından enteraktif olabilmek ve hedef kitle ile sürekli bir iletişim halinde olabilmek de önemini artırdı. Geleneksel pazarlamada kitleye seslenerek ilerleyen iletişim bire bir hale geldi. Birçok firma tüketicinin dikkatini çekmek için internet üzerinden enteraktif iletişime geçti ve ürün ya da hizmetleri ile alakalı ya da alakasız aktiviteler sunmaya başladı. Bu aktivitelere anketler oyunlar, müzik, video ve program indirebilme gibi yenilikler ekledi web sayfalarına.

Tüm bu gelişmelere bakıldığında internetin önem kazanması ve kullanılabilirliğinin artması ile birlikte geleneksel pazarlama ve ticarette eksik halklardan biri olan tüketicide dâhil edildi sistemin içerisine. İnternetin yayılması her ne kadar hızlı olsa da dünya nüfusunun büyük bir bolümü bu teknolojiye erişememekte ya da erişse bile istemli olarak bazı sorunlardan dolayı kullanamamakta. Bu sebepten dolayı birçok alanda geleneksel yöntemlere devem edilmekte özellikle B2C kısmında. Bu nokta da e-ticaret ve e-pazarlama kadar e-tüketici de önem taşımakta. Çünkü her ne kadar internet ve elektronikleşme ile sınırlar kalkmış olsa da iletişim, üretim ve tüketim hızlanmış da olsa tüketicilerin büyük bir çoğunluğu geleneksel anlamda tüketime devam etmekte. Fakat internet ortamında yaşanan iletişim süreci geleneksel mecralara da sıçramış durumda. Örneğin artık enteraktif olarak TV üzerinden de alışveriş yapmak mümkün hale geldi hal böyle olunca e-pazarlamayı sadece internet ile sınırlamak pek de doğru bir tanım olamamak ta. Sonuç itibari ile iletişim ve bilişim sistemlerinde yaşanan gelişimler, ticaret ve pazarlamanın yapı taşlarında bazı değişiklikle sebep oldu ve bu sayede farklı alanlarda daha kolay ve ucuz hal geldi. (tüketici ve üretici açısından). Sonuç olarak internet yayılmaya devam ettiği sürece e-ticaret ve e-pazarlamayı de gelişmeye ve daha çok kullanılabilir hale gelmeye devam edecek. Belki de 90’lı yıllarda oynamaya başlayan geleneksel pazarlamanın yapı taşları bu ilerleme karşısında tamamen kırılacak.